HIPNOZ VE DRAMA - HIPNODRAMA

E-posta Yazdır PDF

HİPNODRAMA
"Hayal ediyorsan bir gün gerçektir." sözünü hatırlayacağınızı umarım.Şimdi aklınıza "Bu söz de nereden çıktı?" diye bir soru gelebilir. Haklısınız. Şu anda yaşadığımız tüm reel hayatımız, önce hayalimizde canlandırdığımız bir senaryonun uzantısıdır. Asırlara sığmayacak orandaki uzun vadeli hesap ve hayallerin yanında, saniyelerle ifade edilebilecek anlık hedef ve hayallerimiz de vardır.

Bütün bu düşünce ve eylemlerimizin ortak paydası, öncelikle hayal edilmesidir.

 

İnsan davranışlarının temelinde bilinçdışı etmenlerin rölü çok büyüktür. Muhtelif yerlerde ve bölümlerde bu konuya zaman zaman yer vermiştim. İnsanoğlunun davranışlarının neden ve niçinlerini anlayabilmek için, bilinç dışı mekanizmaları çok iyi kavramak gerekmektedir. Normal ve anormal olarak nitelendirdiğimiz tüm davranışlarımız farklı saiklerin vektörel bir bileşim doğrultusunda oluşmaktadır. Vektörel bileşimi oluşturan kuvvet birimlerinin yönlerini ve güçlerini çok iyi bilirsek, olayı analiz etmemiz ve yeni bir vektörel yön tayin etmemiz o oranda daha kolaydır. Hipnoterapinin temel esprisi bu vektörel bileşimi oluşturan yön ve güçleri analiz etmekten geçer. Bu analiz diğer hipnotik yöntemlerin yanında en iyi hipnodramada uygulanır

Bu bölümün baş kısmında zikrettiğimiz hipnoterapi yöntemlerinin (Direk, indirek ve posthipnotik telkin;Semptom baskılama; Semptom değiştirme ve Hipnoanaliz) arasında en çok kullandığımız yöntem hipnodrama'dır.
Hipnodrama nedir?
Bu terimi bir cümle içinde tarif etmek oldukça zor.İnsanın tüm davranış motivasyonlarını, bilinçaltı dinamikleri ile bir senaryo içerisinde yaşatılması olarak tanımlayabiliriz.Normal rüya fonksiyonunun, belki de hipnozdaki karşılığı da olabilir. Ancak tam bir rüya hali de değildir. Çünkü hipnodramaya, hipnoterapist açısından müdahale söz konusudur. Hipnodramanın hangi amaçlar ile nasıl uygulandığını bilirsek; terimin ifade ettiği kapsamlı anlamı daha iyi anlamak mümkün olacaktır. Hipnodrama hipnoterapide üç aşamada kullanılmaktadır. Bunlar;
1. Hastayı ANLAMA,
2. Hastalığı TEŞHİS,
3. Hastayı TEDAVİ'dir.
A. a. Hastayı ANLAMADA HİPNODRAMA'nın Kullanılması:

Normal hayatımızda, günlük yaşantımızı ve toplum tarafından bize verilen rolü en iyi şekilde oynamaya çalışırız. Yani DRAMA yaparız. Kimimiz öğretmen rölünde, kimimiz öğrenci, kimimiz sanayici, kimimiz ev hanımı, kimimiz iş adamı, kimimiz memur ve yönetici rolünde... Bize biçilen ve kabullendiğimiz rolü ne derecede iyi oynarsak, mesleğimizde o oranda başarılı olduğumuza inanılır. Bir kısım sanatkarlarda sahnede drama yaparlar, Kişiliklerinin ötesinde, kendilerine senaryoda biçilen rolü oynamaya çalışırlar. Oynamaya çalıştığı rolü ne derecede başarırsa veya oynadığı role ne derecede adapte olursa o oranda başarılı sanatçı kabul edilir.

Normal olarak nitelendirdiğimiz veya idealize ettiğimiz bireyler iç dünyası ile reel dünyası arasındaki çatışmaları en aza indirmiş, iç ve dış rolü birbiri ile uyumlu çalışan bireylerdir. Anormal bireyler ise iç dünyası ile reel yaşantısı arasındaki uyumsuzlukları artmış, arada büyük uçurumlar bireylerdir. Bunların dünyaları karmakarışıktır. Davranışlarının temelindeki ana güdüleri bilmek veya tesbit etmek oldukça zordur. Bu karmakarışık dünya içerisinde birey farkına varamadığı, nedenini bilemediği bir sıkıntı yumağı içerisinde hayatını devam ettirmek zorunda kalır. Normal metotlar ile bu insanın iç dinamiklerini anlamak oldukça zordur, bazen de imkansızdır.

İç dünyalarındake taleplerin neler olduğu, karmaşanın kaynağının neler olabileceği konusunda, insanı anlamak için çeşitli bilimsel yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemler arasında grup terapisi, aktif drama uygulaması, çocuklarla oyun oynama ve oyuncaklarla olan ilişkilerini gözlemleme ve yönlendirme sayılabilir. Bunların hepsi de çok değerli yöntemlerdir. Ancak bireyin tüm çatışmalarını ve sıkıntılarını bu yöntemlerle ortaya çıkarmak oldukça zor ve zahmetlidir. Uzunca bir süreye ihtiyaç duyar.

Aynı hastalar hipnotik trans vasıtası ile hipnodramaya tabi tutulurlarsa bu yol daha kısa, süratli ve zahmetsiz olarak artaya çıkabilmektedir.

Çeşitli nedenlerle bize müracaat eden nevrotik hastalarımızın psişik dinamiklerini anlamak için onlara hipnodrama uyguluyoruz. İlk seanstan itibaren uyguladığımız bu hipnodramada hastamızı anlamaya çalışıyoruz. Transa aldığımız hastamıza, daha önce hatırladığımız ve kafamızdan geçen bir senaryoda rol veriyoruz. İlk seansımızda genellikle hallüsine ettiğimiz mekan "GÖL SAHNESİ" 'dir. Yemyeşil ormanlar arasında, şirin mavi bir göl yanındaki yeşil çimenler üzerinde bir bahar günü piknik yaptığını telkin ediyoruz. Bu esnada çevre şartlarını iklimi, güneşi, tabiatı mümkün olduğu oranda detaylandırarak bu hayali zenginleştiriyoruz.

Hastamız, hallüsine ettiğimiz bu mekan içinde rahat ve huzura ermiş bir şekilde piknik yapıyor. Bu esnadan itibaren senaryomuzu açık uçlu sorular ile hastamızın psikososyal dinamikleri etrafında örgüleştiriyoruz. Mesela, ilk sorumuz; "Bu mekan içerisinde yanında kimin veya kimlerin olmasını arzulardınız?" oluyor. Hastanın verdiği cevaba göre, bahsi geçen kişi veya kişilerin orman içerisinden piknik yerine doğru geldiklerini hallüsine ettiriyoruz. Daha sonra duruma göre hastamızı gelen misafirler ile (eşi,arkadaşı, dostu, sevgilisi, amiri vb.) sohbete başlatıyoruz. Bu sohbete hipnoterapist gözlemci olarak katılıyor.Zaman zaman hastanın ağzından diğer konuğa sorular sorulup onun cevabı dinlenirken, bir taraftan konukların adına sorulan sorulara, hastanın tepkileri ve cevabı ölçülüyor. Buradaki tüm senaryo muhtevası ve konuşulanlar hastanın bilinçdışı materyalidir. Çok az sansüre tabi tutulmuştur. Bu materyalde hastalığı ile ilgili bilgiler, dinamikler, savunma ve saldırı stratejileri mevcuttur. Hipnoterapist gözlemci ve yönlendirici rolü ile bu dinamikleri anlamaya gayret eder. Herşey hayal dünyasında gelişmektedir. Hasta saldırılarını ve savunmalarını açık bir yüreklilikle sergilemektedir.

Yatağına işeyen genç delikanlı annesi ile problemi üzerine hipnodrama içerisinde konuşurken, kendisinin annesine bakış tarzını, annesinin kendisini nasıl algıladığını hipnodarama sayesinde ortaya koymaktadır.

Ambivalans içerisinde olan birey, veya olumlu ve olumsuz etkilerin altında bir sarkaca dönüşmüş bir nevi çifte şahsiyetli bir birey, bu kişiliklerini karşılıklı olarak konuşturabilmektedir.

Tüm bunlar ve sonsuz sayıdaki senaryo kombinasyonları hastamızı daha iyi anlamamıza yardım etmektedir. Kozası içerisinde ördüğü kendi dünya içerisinde kendisini ve çevresini nasıl algıladığını bize göstermektedir.

Tüm bu çalışmalar yürütülürken hipnoterapistin zekice, belkide kurnazca manevraları ile senaryoya müdahale ederek istediği sonuçlara ulaşması gerekmektedir. Bu da oldukça geniş bir kültür ve uzun bir tecrübenin sonucunda ulaşılabilecek bir aşamadır.

Hastanın psikososyal dinamiklerini anladıktan sonra, sıra hastalığı teşhis etmeye gelmektedir.
A. b. Hastalığı TEŞHİS'te Hipnodramanın Uygulanması:

Davranışlarımızın her birini bir vektörel bileşene benzetmiştik. Bu vektörel kuvvet bileşenleri arasında davranışımız yönünde etki eden saikler olabileceği gibi, bu davranışımızın etkisini azaltabilecek tersine yönlendirmelerde olabilir. İşte biz, hastamızın davranışına neden olan tüm faktörleri anlamayı başarmış isek, teşhis koymamız çok kolay olacaktır.

Eğer söz konusu davranış, bireyi mutlu eden bir uygulama ise bunu güçlendirici yönde telkin vermemiz ve desteklememiz gerekir. Aksi söz konusu ise, yani istenmeyen ve bireyi sıkıntıya sokan bir davranış söz konusu ise bunun da engellenmesi ve yok edilmesi gerekir.

Bu durumda davranışa neden olan multipl faktörden olumluları, olumsuzlardan ayırmak gerekmektedir. Hastanın ruh sağlığı için olumlu davranışlar güçlendirilirken, olumsuz davranışlar baskılanmaya çalışılır.

Tüm bu komponentler gözönünde tutularak hastanın rahatsızlığı, kaynakları teşhis edilir. Rahatsızlığı artıran ve kötüye götüren vektörel kuvvetler değerlendirilir. Bunları ortadan kaldırabilecek veya etkinliği azaltabilecek diğer olumlu güçlere bakılır.
A. c. Hastayı TEDAVİ' de Hipnodramanın Uygulanması

Hastamızın tüm psikodinamiklerini anladıktan sonra ve çözümledikten sonra hastamızın teşhisini koymuş oluyoruz. Bu teşhis doğrultusunda bir tedavi planının uygulanması gerekir.

Tedavi planının başarıya ulaşabilmesi için hastanın, hipnodrama uygulamalarında verdiğimiz tedavi planını veya fonksiyonel kaybını tamamen çözmüş olması gerekir.

Hipnodrama esnasında hastamız olayları gerçekmiş gibi aynen yaşar.Problemi ile senaryo çerçevesinde karşılaştırıldığında aynı ızdırabı ve sıkıntıyı bütün emosyonel yükü ile tekrar yaşar. Motor ve mental durumu sıkıntıya eşdeğer tepkiler verir. Heyecan ve sıkıntılı hipnodrama uygulaması esnasında nefesi daralır, çarpıntısı artar, avuç içleri terler, barsak harketlari artar... Yani tam bir parasempatik sistem hakimiyeti ortaya çıkar.

Hastalarımızdan birinin vapura binme korkusu vardır. Hipnodrama sayesinde hastayı anlayıp tam bir teşhisini koyduktan sonra, vakanın özelliği nedeni ile hipnodarma sayesinde semptom baskılama yöntemi uyguladık. Hastamıza hallüsine ettiğimiz senaryo çerçevesinde vapura binmesini istediğimizde. hipnotik trans esnasında fobik bir panik ile karşı karşıya kaldık. Verilen olumlu telkinler sayesinde ancak vapura binmeye muvaffak oldu. Akabinde daha başka günlerda tekrarlanan seanslarla bu fobik davranış ortadan kaldırılmaya çalışıldı. Hasta desensitize edildi.

Benzer şekilde tüm obsessif-kompulsif vakalarda hipnodrama ile desensitizasyon tedavilerini uygulamak mümkün olmaktadır.

Bize müracaat eden hastalarımızın çoğu cinsel fonksiyon bozukluklarından muzdaripti. Bunlar arasında empotans, soğukluk, vaginismus, gibi şikayetler vardı. Bu hastalarımıza uyguladığımız hipnodrama sayesinde tüm bu problemlerini aştıklarını gördük. Bu tür problemlerde genellikle 5-6 seans gerektiğini, daha kronik ve inatçı vakalarda 10-15 seansa ihtiyaç duyulduğunu müşahade ekttik.

Hipnodrama esnasında problemlerini çözebilen bireylerin, normal hayatta da kısa süre içerisinde problemlerini çözdüğünü gördük.

Yurtdışında yayınlanan hipnodarama çalışmalarında çok olumlu sonuçlar alındığı ve hastalara alternatif bir tedavi yöntemi olarak yeni umut kapıları açtığı görülmektedir.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile